42,5088$% 0.16
49,3718€% 0.05
56,3754£% 0.05
5.762,77%1,55
9.479,00%0,77
4.217,39%1,40
10.898,70%-0,43
฿%
$%
10 Haziran 2025 Salı
Sosyal Medya'da Yankı Uyandıran Çorap
Bir zincirleme yıkım senaryosu: Türkiye
Deprem Yalnızca Binalarda Hasar Bırakmadı; Depremler Ahlaki Değerlerimizi De Derinden Sarstı
Kerbelâ'nın yüzlerce yıllık yası: Muharrem ayı
BU FİLMİ DAHA ÖNCE İZLEMİŞTİK
ANAHTAR PARTİ’DEN GAZİANTEP’TE GÜÇLÜ KADIN ÇIKIŞI
CHP’nin 39. Olağan Kurultayı’nda siyasiler TİVİ6 mikrofonlarına konuşarak hem kurultay atmosferine hem de ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurultayın kalabalığı ve siyasi mesajlar dikkat çekti.
CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt’dan İktidar mesajı
![]()
![]()
“Ben sadece buradan değil, son 20 gün içerisinde Avrupa’da 4 ülkede, Türkiye’de 2 ay içerisinde 22 şehir ve ilçede gezerek iktidar mesajını yurttaşlardan almıştım. Bugün bu salon bunu teyit etti.”
Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu: “Partimize yapılan tam anlamıyla siyasi darbedir”


CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Kimseye dikensiz gül bahçesi vaat etmiyorum” sözleri hatırlatılarak yöneltilen soruya yanıt veren Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, partinin yaşadığı baskılara işaret ederek şöyle konuştu:
“Yaşananları çok iyi biliyoruz, partimize yapılan tam da siyasi darbedir. 19 Mart süreciyle başlayan belediye başkanlarımızın içeri tutulması, cumhurbaşkanımıza darbe yapılması… Bunların farkındayız ve mücadele etme kararlılığımız nettir. Size kimse altın tepsiyle iktidarı devretmez. Halkımıza güvenerek yolumuza devam edeceğiz.”
Mullaoğlu, Ekrem İmamoğlu’na verilen desteğin altını çizerek şunları söyledi:
“Bu topraklarda, Kürt’üyle Türk’üyle bu ülkeyi nasıl kurduysak, İstanbul seçimlerinde nasıl sahip çıktıysak, bugün de aynı şekilde İmamoğlu’na sahip çıkıyoruz.”
“İmamoğlu’nu Türkiye adayı yapan millet iradesidir”
Mullaoğlu sözlerine şöyle devam etti:
“İmamoğlu’nu sadece CHP değil, 15 milyon gönüllümüzle Türkiye adayı yapmıştır. Milletin önündeki bu iradeye kimse set çekemez; bunu tarih de gösterecektir.”
“İddianame tamamen İmamoğlu’nun adaylığı ile ilgilidir”
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan iddianameye ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:


“Hukuk dediğiniz kavram vicdanlarda da karşılık bulursa anlamlıdır. Çünkü bu süreç tamamen İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgilidir.”
Gürer, siyasi müdahalelerin toplumda karşılık bulmadığını vurguladı:
“Vatandaş bu iddianameleri hukuka aykırı siyasi hamleler olarak değerlendiriyor. Bu girişimler seçmeni ikna edemedi.”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu: “TSK siyasi etkilerden arındırılmalı”


CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, kurultayda açıklanan Savunma ve Güvenlik Politikası taslaklarına ilişkin şunları söyledi:
“Milli güvenlik politika belgesi hazırlandı. Hedefimiz, TSK’nın siyasi etkilerden arındırılması; tamamen siyaset dışı bir TSK oluşturulması.”
Bağcıoğlu, atılacak adımları şöyle sıraladı:
“Askeri eğitim sistemi, sağlık sistemi, doğal afetlerde TSK’nın rolü gibi birçok alanda yapısal düzenlemeler yapılacak. Şehit ve gazi ailelerinin hakları güçlendirilecek. TSK emeklilerinin açlık sınırındaki maaşlarına düzenleme getirmek önceliğimiz.”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem: “Baskılar artacak ama geri adım atmayacağız”


CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, kurultay atmosferini değerlendirirken kararlılık mesajı verdi:
“Cesaretimiz daha fazla. Üzerimize baskıların artacağını biliyoruz ama oy aldıkça iktidarın zemininin kaydığını görenler yargı yoluyla bizi sindirmeye çalışıyor. Biz korkmayız.”
CHP Parti Meclisi Üyesi Bahattin Bahadır Erdem: “CHP’yi kapatamazlar; millet izin vermez”


CHP Parti Meclisi Üyesi Bahattin Bahadır Erdem, CHP’nin kapatılması yönündeki tartışmalarla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
“Böyle bir şey mümkün değil. Bu, bir daha iktidar olamayacağını gören AK Parti’nin CHP’yi kriminalize etmeye çalışmasının sonucudur. 102 yıllık, Atatürk’ün kurduğu bir partiyi hiçbir güç kapatamaz. Bu millet buna izin vermez. Genel Başkanımızın dediği gibi:” Bu partiye uzanan elleri millet kırar.”
CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan: “Asgari ücret insan onuruna yakışmıyor”


CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, asgari ücret ile ilgili soruya şu yanıtı verdi:
“Bunu kabul etmek mümkün değil. İnsan onuruna yakışan bir ücret değil. İnsanların rahat yaşayabileceği bir seviyede olmalı. Bu rakam kabul edilemez, itirazlarımızı sürdürüyoruz.”


İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Papa’nın Türkiye ziyareti öncesinde sosyal medya üzerinden dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Çömez, Papa II. Urbanus’un Haçlı Seferleri çağrısının yıl dönümüne işaret ederek, Vatikan’ın mesajlarının yalnızca dini değil, jeopolitik anlamlar da taşıdığını belirtti.


27 Kasım 1095’te Papa II. Urbanus, Clermont Konsili’nde Avrupa’daki bütün Hristiyanları Müslümanlara karşı savaşa çağırmıştı.
“Deus vult!” (Tanrı böyle istiyor) diyerek bitirdiği konuşması sadece bir askerî çağrı değil; Avrupa’nın dinî, siyasî ve ekonomik enerjisini Ortadoğu’ya yönlendiren tarihî bir dönüm noktası oldu.
Çömez, Haçlı Seferleri’nin sonuçlarına da dikkat çekerek, yaklaşık 200 yıl süren kanlı dönemde Kudüs ve çevresinde Haçlı devletlerinin kurulduğunu, Müslüman, Yahudi ve Hristiyan nüfusta yüz binlerce can kaybı yaşandığını ve Selçuklu ile Osmanlı Türklerinin uzun yıllara yayılan karşı hamleleriyle bu yapıların ortadan kaldırıldığını belirtti.
Papa 14. Leo’nun, Haçlı seferlerini başlatan konuşmanın 930. yıl dönümünde, 27 Kasım günü ülkemize gelmesi Papalık için sadece dinsel değil aynı zamanda jeopolitik bir temas ve mesaj anlamı da taşıyor. Ve rastgele seçilmemiştir.


Çömez, Papa’nın ziyaret için hazırlattığı logoya da dikkat çekti. Logoda İznik simgesinin Türkiye’nin Hristiyanlığın doğduğu coğrafya olduğunun hatırlatılması, siyah haçla Papa’nın ruhani otoritesinin vurgulanması, kırmızı Çanakkale Köprüsü ile Doğu ve Batı arasındaki geçişin gösterilmesi, güneş içindeki Baba–Oğul–Kutsal Ruh sembolü ile Katolik teolojisinin merkezi dogması Trinite’ye atıf yapılması gibi detayların bilinçli bir şekilde kullanıldığını ifade etti. Ayrıca seküler semboller yerine Osmanlı referanslı kırmızı lalenin tercih edilmesini, mesajın “misyon bitmedi, yeniden şekillendi” anlamı taşıdığına işaret olarak değerlendirdi.
Anıtkabir defterindeki yazı ise “barış ve refah” vurgusu ile bölgesel savaş ve ekonomik risklere işaret eden bir alt metin içeriyor.
Çömez, ziyaretin detayları üzerinden coğrafi ve tarihsel mesajlara dikkat çekerken, yaşadığımız coğrafyanın bin yıl önce olduğu gibi bugün de yeni sınamalar için hazırlandığını sorguladı. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “siz bakmayın alkol şişelerinden haç yapan üç beş şarlatana” sözlerini hatırlatarak, bahsi geçen üç kişinin geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla gözaltına alındığını aktardı.


Papa 14. Leo’nun Birinci İznik Konsili’nin 1700. yılı kapsamında Türkiye’ye yaptığı ziyaret tartışma yaratmaya devam ediyor. Yeniden Refah Partisi Bursa İl Başkanlığı, ziyaret öncesi yaptığı açıklamada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1925’te benzer bir dini ayine, “Türkiye’nin milli ve dini egemenliğine gölge düşüreceği” gerekçesiyle kesin olarak izin vermediğini hatırlattı.


Açıklama alanında kısa süreli tartışma yaşandı
Papa’nın programı sürerken YRP’ye bağlı bir grup, İznik Gölü kıyısında yer alan ve uzun yıllar sular altında kalmış Aziz Neofitos Bazilikası yakınında basın açıklaması yapmak istedi. Güvenlik görevlileriyle yaşanan kısa süreli tartışmanın ardından açıklamaya izin verildi.
“Ziyaret hac değil, siyasi bir ajanda”
Basın açıklamasını okuyan YRP Bursa İl Başkanı Mehmet Kaygusuz, Papa 14. Leo’nun ziyaretinin “dini bir program gibi sunulsa da” siyasi ve diplomatik amaç taşıdığını ileri sürdü.
Kaygusuz, Vatikan’ın resmi duyurularında kullanılan dilin ve ziyaret için hazırlanan, Boğaz köprüsüne asılan haç ve illuminati sembolünü andıran göz figürlü logonun, siyasi bir mesaj içerdiğini savundu.
Kaygusuz, “Papa’nın programında dini törenler yerine Cumhurbaşkanı düzeyinde siyasi temasların öne alınması, ziyaretin diplomasi ağırlıklı olduğunu gösteriyor” dedi.
Atatürk vurgusu: “Kırmızı çizgi görmezden geliniyor”
YRP’nin açıklamasında Atatürk’ün 1925 yılında alınan kararı hatırlatılarak şu ifadeler kullanıldı:
“Atatürk, Konsil’in 1600. yılı için planlanan büyük Ortodoks ayinine, milli ve dini egemenliğe zarar vereceği gerekçesiyle izin vermemiştir. Bugün bu kırmızı çizginin yok sayılması kabul edilemez.”
Açıklamada, Papa’nın İznik programının özellikle Ayasofya Orhan Camii ve eski bazilika alanlarının sembolik kullanımı üzerinden, Türkiye’de “ekümenik bir diyalog merkezi oluşturma girişimine” dönüştüğü iddia edildi.
“İstanbul–İznik hattında yeni bir yapılanma hedefleniyor”
Kaygusuz, Merhum Necmettin Erbakan’ın uyarılarını hatırlatarak şöyle devam etti:
“Erbakan hocamız Türkiye üzerinde kurulmak istenen üç devletten söz etmişti. Bunlardan biri, bugün ekümeniklik iddiasıyla İstanbul–İznik ekseninde canlandırılmaya çalışılan Vatikanvari bir Ortodoks Rum devletidir.”
“Ekümenik söylem Türkiye hukukunda karşılık bulmaz”
Açıklamada, Vatikan’ın Fener Rum Patrikhanesi’ni ve İznik’teki etkinliği “ekümenik” olarak nitelendirmesinin Lozan Antlaşması ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’yla bağdaşmadığı savunuldu.
Kaygusuz, Fener Patriği’nin yalnızca İstanbul’daki Rum cemaatinin dini ihtiyaçlarını karşılamakla yetkili olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Fener Patriği’nin tüm Ortodoks dünyasının lideri gibi sunulması hukuken yok hükmündedir.”
“Milli egemenlik pazarlık konusu yapılamaz”
YRP, açıklamasının sonunda hükümete çağrıda bulundu:
“Bu ziyaret turistik bir gezi olarak geçiştirilemez. Gerçek niyet görülmeli ve Türkiye’nin milli egemenliği korunmalıdır. Dini görünümlü siyasi adımlara izin verilmemelidir.”


CHP 39. Olağan Kurultayı’nda konuşan Genel Başkan Özgür Özel, aynı gün iktidar medyasına açıklamalar yapan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na isim vermeden çok sert mesajlar gönderdi. Özel, “CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Artık kimse bizi yenilgiye alıştırmayacak” dedi.
CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay günü Sabah Gazetesi’ne yaptığı açıklamada “CHP arınmalı” ifadelerini yineledi. Kılıçdaroğlu konuşmasında yolsuzluk iddialarına değinirken, parti içi hesap verilebilirliğin önemini vurguladı ve “Siyasetçi halka hesap verir, halka hesap sormaz” çıkışını tekrarladı.
Kılıçdaroğlu, aynı söyleşide CHP’nin İmralı’ya gitmeme kararını da eleştirerek parti yönetimine yönelik dolaylı mesajlar verdi.
Özgür Özel’den kurultay sahnesinden yanıt: “Müesses nizamla mücadeleden dönüş yok”
Kurultay kürsüsünde konuşan CHP Lideri Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nu doğrudan anmadan sert ifadeler kullandı. Özel, partiyi eski çizgisine çekmek isteyenlere kapıyı kapattı:
“Müesses nizama işbirlikçilik yapanlara, örgütün vermediği görevleri başka kapılarda arayanlara yer yoktur.
CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Bizi yüzde 25’e hapsetmek isteyenlerden arınacak.”
Özel, partinin geçmiş seçim mağlubiyetlerinin yarattığı umutsuzluğu da hatırlatarak şöyle devam etti:
“Bu parti seçim gecesi ışıkları erkenden sönen bir parti olmayacak. Kadın kollarının başına tülbent bağladığı, gençlik kollarının eve ışığı sönmeden giremediği o eski günler geride kaldı. Artık kimse bizi yenilgiye alıştırmayacak.”
İmralı eleştirisine “millet” vurgusuyla yanıt
Kılıçdaroğlu’nun İmralı çıkışı sorulduğunda Özel, çözüm süreci tartışmalarını “milletin iradesi” üzerinden yanıtladı:
“Bugün milletten korkanlar, Kürt sorunu demekten de korkanlardır. Birileri Kürtlerin varlığını inkâr ederken, seçilmiş belediyelere kayyum atanırken biz bu sorunun demokratik yollarla çözümünü savunduk.”
Özel, partisinin DEM Parti ile görüşmesi nedeniyle hedef alındığını hatırlatarak CHP’nin çizgisinin net olduğunu söyledi:
“Kürtlere ‘bu ülkenin eşit yurttaşı olduğunuzu hissedeceksiniz’ demekten korkmayan bir partiyiz. Büyük bir Türkiye ittifakı bizim idealimizdir.”
“Siyaset dayatmayla değil, milletin rızasıyla yapılır”
Özel, CHP’nin Meclis’te sunduğu 29 maddelik demokratik çözüm önerisinin arkasında olduklarını belirterek şu ifadelere yer verdi:
“Komisyon 18 toplantı yaptı ama hala belediyelere kayyum atamaları devam ediyor, siyasetçiler hapiste, AYM ve AİHM kararları uygulanmıyor.
Bütün bunlar çözülmeden meseleyi ‘İmralı’ya gitmeme’ başlığına sıkıştırmak doğru değildir. Siyaset dayatmalarla değil milletin rızasıyla yapılır.”
Özel, konuşmasını “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır; o satıh bütün vatandır” sözleriyle tamamlayarak CHP’nin Türkiye’nin demokratik geleceğine liderlik edeceğini söyledi.
UEFA Konferans Ligi ekibi Shakhtar Donetsk’in teknik direktörü Arda Turan, Shamrock Rovers maçı öncesi yaptığı açıklamalarla tüm dünyada yankı uyandırdı. Ukrayna-Rusya savaşının hayatı nasıl etkilediğini anlatan Turan, savaşın bir an önce bitmesi gerektiğini söyledi.
Shakhtar Donetsk, UEFA Konferans Ligi’nde Shamrock Rovers ile deplasmanda oynadığı mücadeleyi 2-1 kazanarak gruptan önemli bir galibiyetle ayrıldı. Ancak karşılaşma kadar, teknik direktör Arda Turan’ın basın toplantısında yaptığı açıklamalar da geniş yankı buldu.
Ukrayna’dan İrlanda’ya yapılan 16 saatlik zorlu yolculuğu anlatan Turan, savaşın Ukrayna halkı üzerindeki etkilerine değinirken duygusal ifadeler kullandı.
“Dronlar artık onlar için problem bile değil”
Arda Turan, uzun yolculuğun etkisinden ve savaş koşullarından bahsederken şunları söyledi:
“Negatif konuşmak istemiyorum ama oyuncularıma teşekkür etmeliyim. Buraya gelmemiz tam 16 saat sürdü. Organizasyonumuz çok iyi fakat bu kadar uzun yolculuk futbol takımı için gerçekten zor.
Ukrayna halkına büyük saygım var. İlk gittiğimde bombardımanlar oluyordu. İnsanlar ‘Tamam, roket atıldı geçti’ diyebiliyordu. Dronlar artık onlar için problem bile değil.”
“Ukrayna halkı benim için aile oldu”
Turan, savaşın özellikle çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çekerek dünya liderlerine çağrıda bulundu:
“Bana kalsa yüz tane olumsuz şey sayarım ama artık bakış açımı değiştiriyorum. Buradan dünya liderlerine sesleniyorum; Trump olabilir, Putin olabilir, Erdoğan olabilir, Zelenskiy olabilir…
Şu anda çocuklar için hayat çok zor. Çocuklar savaş nedir diye düşünüyorlar. Oysa Mars’ı hayal edebilirlerdi. Şimdi savaş zamanı değil.
Kiev’de bir gün geçirirseniz, belki o zaman futbol konuşabiliriz. Ukrayna halkını ve oyuncularımı seviyorum. Ben onlar için buradayım. Ukrayna halkı artık ailem gibi.”
Maçtan bir gece önce Kiev’de bombalar patladı
Arda Turan’ın bu duygusal sözlerinin en büyük nedeni, takımın Kiev’den ayrılmadan bir gece önce yeniden bombardıman yaşaması oldu.
Patlamaların ardından Shakhtar’ın Brezilyalı oyuncuları, kaldıkları otelin sığınağına indi. Arda Turan da ekibiyle birlikte sığınakta kaldı. Bombalar sustuktan sonra oyuncular odalarına döndü ancak uykusuz bir gecenin ardından zorlu yolculuk başladı.
Shakhtar kafilesi, Kiev’den Moldova’ya 10 saat otobüsle, oradan Dublin’e 6 saat uçak yolculuğuyla ulaşarak maça yetişti.