chp: “süreç 10 aya yayıldı”
Önergede, “fon krizi” olarak tanımlanan gelişmelerin yalnızca Eylül 2026’da ortaya çıkan kısa süreli bir likidite sorunu olmadığı savunuldu. CHP, sürecin 2025 yılının sonlarında görünür hale geldiğini ve yaklaşık 10 aylık bir dönemin ardından yatırımcıların çıkış talepleriyle ödeme sorununa dönüştüğünü ileri sürdü.
CHP’nin önergesinde ayrıca, bazı yatırım fonlarının düşük fiili dolaşıma sahip hisselerde şirketlerin temel finansal göstergeleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine yol açtığı yönündeki tespitlere dikkat çekildi.
SPK da 18 Eylül tarihli açıklamasında, 2025 yılının son çeyreğinde özellikle bazı serbest yatırım ve para piyasası fonları üzerinden düşük fiili dolaşıma sahip paylarda ekonomik gerçeklik ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerinin gözlemlendiğini duyurmuştu.
“denetim süreci araştırılsın” talebi
CHP’nin Meclis Başkanlığı’na sunduğu önergede, ilgili kamu kurumlarının gelişmeler karşısında hangi adımları attığının ve denetim sorumluluklarını zamanında yerine getirip getirmediğinin ortaya çıkarılması istendi.
Önergede, yaşanan süreç nedeniyle mağdur olduğu belirtilen yatırımcıların sayısının belirlenmesi, toplam risk tutarının ortaya konulması ve yatırımcıların zararlarının hangi yöntemlerle karşılanabileceğinin araştırılması talep edildi.
CHP ayrıca, borsa işlemlerinden olağan dışı kazanç elde edildiği iddialarının araştırılmasını, sorumluluğu bulunan kişi ve kuruluşların belirlenmesini ve varsa hukuki tedbirlerin değerlendirilmesini istedi.
fonların tasfiyesi de gündemde
Araştırma önergesinde, tasfiye sürecinin nasıl yürütüleceğine ilişkin başlıklar da yer aldı.
SPK, 21 Eylül’de aldığı kararla tasfiye konusu fonlara ilişkin usul ve esaslarda yer alan üç aylık süreyi altı aya çıkardı. Kurul, değişikliğin fon portföylerindeki varlıkların piyasa koşulları dikkate alınarak mümkün olduğunca uygun şartlarda satılabilmesine imkân sağlamak amacıyla yapıldığını açıkladı. SPK ayrıca altı aylık sürenin tasfiyenin mutlaka altı ay süreceği anlamına gelmediğini, işlemlerin koşullara göre daha erken tamamlanabileceğini belirtti.
CHP ise Meclis araştırması kapsamında portföylerin gerçek piyasa değerinin, satışların fiyatlara etkisinin ve yatırımcıların alacaklarına ne zaman ulaşabileceğinin incelenmesini istedi.
yatırımcıların mağduriyeti araştırılacak
Önergede ayrıca tasfiye işlemlerini yürüten bankaların sorumlulukları, fon varlıklarının nakde dönüştürülme yöntemi ve yatırımcılar arasındaki alacak sıralamasının nasıl belirleneceği gibi başlıkların da araştırılması talep edildi.
CHP, incelemenin yalnızca mevcut krizin nedenlerinin belirlenmesiyle sınırlı kalmamasını, benzer sorunların yeniden yaşanmaması için gerekli idari, hukuki ve kurumsal düzenlemelerin de ortaya konulmasını istedi.
Meclis araştırması önergesinin kabul edilmesi halinde, fon krizine ilişkin işlemler, denetim mekanizmaları, yatırımcıların durumu ve tasfiye süreci Meclis denetimi kapsamında ele alınabilecek.