Türkiye’de 2026-2027 adli yılı, Yargıtay’da düzenlenen resmi törenle başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törene protokolün önemli isimleri katıldı.
Türkiye’de 2026-2027 adli yılı, Yargıtay’da düzenlenen resmi törenle resmen başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törene yüksek yargı mensupları ve baro yöneticileri katıldı.
Yargıtay’daki açılış törenine Cumhurbaşkanı Vekili, Yargıtay Başkanı ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı R. Erinç Sağkan (Ramazan Sağkan) katılım sağladı. Törenin en dikkat çekici anı ise kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın küresel gelişmeler ve adalet vizyonuna dair yaptığı sert ve kapsayıcı konuşma oldu.
"Savaşların ve Belirsizliklerin Ortasındayız"
Yeni adli yıla uluslararası kurum ve kuralların zayıfladığı, jeopolitik risklerin, gerilimlerin ve savaşların tırmandığı bir dönemde girildiğini belirten Cevdet Yılmaz, dünyada giderek tehlikeli bir hal alan "güçlüysem her şeyi yapabilirim" zihniyetine dikkat çekti.
Bu zihniyetin en acı ve çarpıcı örneklerinin Gazze başta olmak üzere yakın coğrafyada görüldüğünü vurgulayan Yılmaz, dünyanın en gelişmiş bilimsel ve teknolojik toplumlarının bile insanlık tarihinin en büyük zulümlerini işleyebildiğini kaydetti. Yılmaz, "Demek ki sadece bilgi ve teknoloji yetmiyor. Bilim ve teknoloji çok önemli ama ahlakla, hukukla, adaletle ve merhametle birleşmediği sürece insanlığa çok fazla bir şey katmıyor" dedi.
"Hem Güçlü Hem Haklı Olmak Zorundayız"
Konuşmasının en çarpıcı bölümünde uluslararası alanda Türkiye'nin duruşunu özetleyen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Dünyanın bu zorlu döneminde Türkiye Cumhuriyeti olarak şuna inanıyoruz: Güçlü olmak zorundayız. Kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönemde değiliz. Maalesef böyle bir uluslararası ve bölgesel ortamdayız. Dolayısıyla güçlü olmak zorundayız ama aynı zamanda haklı da olmamız gerekiyor."
Bu iddianın geçmişten ve 100 yılı aşan cumhuriyet tecrübesinden alınan mirasla Türkiye Yüzyılı'nda hayata geçirileceğini belirten Yılmaz, devlet hayatının temelinin hukuk ve güçlü bir adalet anlayışına dayandığını hatırlattı.
"Güçlünün Hukukla Sınırlandırılması Şart"
Kanunların herkese eşit uygulanmasının, hakkın sahibine teslim edilmesinin, güçlünün hukukla sınırlandırılması ve güçsüzün hukukla korunmasının milletin devletine duyduğu güvenin temelini oluşturduğunu dile getiren Yılmaz, Hz. Ömer’in adalet anlayışını örnek gösterdi.
Vatandaşların devletten ve adalet sisteminden beklentisinin net olduğunu vurgulayan Yılmaz, herkesin hakkının korunacağından, hukukun işleyeceğinden ve adaletin zamanında tecelli edeceğinden emin olması gerektiğini ifade etti.
Tören, yeni adli yılda görev yapacak tüm hakimler, savcılar, avukatlar ve adalet çalışanlarına başarı dileklerinin iletilmesiyle sona erdi.