Zafer Partisi Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, HÜDA-PAR tarafından kendisi hakkında açılan davadan beraat etti.
“Biliyorsunuz geçen sene Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasıyla gözaltına alınmış ve daha sonra Kayseri’deki olayları tahrik ettiğim iddiasıyla tutuklanmıştım. Tutuklandığım gün Ankara'da hakkımda 9 iddianame, ifade almadan hazırlandı ve şimdi bu açılan davalarla ilgili yargılanmalarım devam ediyor. Hemen tahliyeden sonra duruşması yapılan 4 davada beraat etmiştim. Dün de 2 dava daha görüldü. Onlardan birisinden beraat ettim. Birisi de bir para ödemesiyle kapandı.
Bugün ise HÜDA-PAR’ın Genel Başkanının benimle ilgili yapmış olduğu halkı kin ve düşmanlığa kışkırtmayla ilgili bir suç duyurusunu Cumhuriyet Savcılığı iddianame haline getirmiş. HÜDA-PAR Genel Başkanı Türk Bayrağının adının değiştirilmesini ve Anayasa’nın ilk 4 maddesinin değişebileceğini söylemişti. Ben de buna tepki vermiştim. Bu açıklamalarından ötürü halkı kin ve düşmanlığa teşvik suçlaması yapmış. Hem yasada hem yargıda içtihatlarında durum çok açık olmasına ve böyle bir iddianame hazırlanamayacak olmasına rağmen böyle bir iddianame hazırlanmış. İlk iddianame mahkeme tarafından reddedilmiş. Savcılık üst mahkemeye götürmüş. Üst mahkeme de iddianameyi reddetmiş. Bunun üzerine savcılık yeni bir iddianame hazırlayarak bunu mahkemeye sunmuş, bugün yargılama tekrar gerçekleşti, ikinci duruşma gerçekleşti ve ikinci duruşma sonunda beraat ettim.
Evet, yaşanan bu süreç gösteriyor ki adaletin siyasallaştırılarak muhalefeti baskı altına almak, susturmak için kullanılması yoğun bir şekilde devam ediyor. Düşman ceza hukuku uygulaması devam ediyor. Oysa bu ülkeyi en fazla ayrıştıran şey, milleti en fazla bölen şey hiç şüphesiz düşman ceza hukukudur. Biz anayasanın 10. maddesini yani bütün yurttaşların yasalar önünde eşit olduğunu belirleyen maddenin ciddiye alınmasını ve uygulanmasını istiyoruz. Muhalefet mensupları, iktidarı tasvip etmeyenler bu ülkenin zencileri değildir. Bu ülkenin ikinci sınıf yurttaşları değildir. Herkes hangi hukuktan istifade ediyorsa, muhalefete oy veren, destekleyen veya muhalif olan kişiler de iktidardakilerin, iktidarı destekleyenlerin tabi olduğu hukuka tabi olmalıdırlar. Bu tür baskı süreçleri ne beni ne Zafer Partisi'ni bugüne kadar inandığımız ilkelerden geri adım atmaya zorlamadı, zorlayamaz. Neye inanıyorsak, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini savunmak için ne gerekiyorsa onu yapmaya ve söylemeye devam edeceğiz.
”Video indirme linki: https://we.tl/t-