KARAMOLLAOĞLU’NDAN ‘TEZKERE’ AÇIKLAMASI: “SEÇİMİ AŞAN BİR KARARI MAKUL BULMAK MÜMKÜN DEĞİL”

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TBMM’de dün kabul edilen Irak ve Suriye’ye asker gönderme süresinin iki yıl uzatılmasına dair Cumhurbaşkanlığı tezkeresi hakkında, “Seçimi aşan bir kararı makul bulmak mümkün değil. Ben şahsen endişelenirim” dedi.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TBMM’de dün kabul edilen Irak ve Suriye’ye asker gönderme süresinin iki yıl uzatılmasına dair Cumhurbaşkanlığı tezkeresi hakkında, “Seçimi aşan bir kararı makul bulmak mümkün değil. Ben şahsen endişelenirim” dedi.

Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sözlerine Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak başlayan Karamollaoğlu, 10 büyükelçinin tutuklu iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılması için yaptığı ortak çağrıyı doğru bulmadığını belirtti ve “Böylesi krizler üzerinden seçmene göz kırpmanın ülkemize faydası yoktur” dedi.

Karamollaoğlu’nun açıklaması şöyle:

“ELÇİLİKLERİN TOPLU BİR ŞEKİLDE BÖYLESİ TAVIR VE SÖYLEMLERİNİ DOĞRU BULMUYORUM”

“Bu hafta gündemi meşgul eden konu başlıklarından birisi, 10 ülkenin büyükelçilerinin yapmış olduğu ortak çağrı ve akabinde yaşanan gelişmelerdir. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘istenmeyen şahıs’ ilan edilmeleri talimatını verdiğini söylemesinin ardından, bu büyükelçiliklerden yeni bir açıklama daha geldi. Hükümet mi geri adım attı, onlar mı geri vites yaptı tartışmalarına girmeyi doğru bulmuyorum. Çok net ifade ediyorum; her şart altında elçiliklerin toplu bir şekilde böylesi tavır ve söylemlerini doğru bulmuyorum.

“MEDYA ORGANLARINDA EFELİK YAPMAYI İSABETLİ GÖRMÜYORUM”

Batı’nın çifte standart sahibi olduğunu defalarca tecrübe ettik ve gördük. Bunun altını çizdikten sonra şunu da eklemek isterim; Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetme sorumluluğunu taşıyan herkes de bu çifte standardı görmeli ve ona göre bir politika belirlemelidir. Biz, buna ‘şahsiyetli bir politika’ tabirini uygun görüyoruz. Böylesi krizler üzerinden seçmene göz kırpmanın ülkemize faydası yoktur. Bu konular üzerine televizyonlarda, medya organlarında efelik yapmak veya ne olduğu belli olmayan tavırlarda bulunmayı isabetli görmediğimizi ifade etmeden geçemeyeceğim. Son zamanlarda bu konu adeta bizim medyamızın bir numaralı meselesi haline geldi.

“50 KURUŞLUK MADENİ PARAYI BASMAK İÇİN 66 KURUŞLUK MADEN KULLANILIYOR”

Türk lirası neredeyse oyuncak paralara karşı bile değer kaybedecek kadar güçsüzleşti. Öyle ki 50 kuruşluk madeni parayı basmak için 66 kuruşluk bakır, nikel ve çinko kullanılıyor. 50 kuruşu birisi eritip onu madenlerine ayırsa içinde 66 kuruşluk maden var. Şimdi de ‘rekabetçi kur’ diye bir şey ortaya atıldı. Bu fantastik teorilerle ülkeyi kimse kandıramaz. Kalkınan, iktidarın üretim yerine sağa sola savuşturmak için borçlandığı ve dolar arttıkça daha da yükselen faiziyle birlikte o borcun alacaklıları oluyor.

“ÜLKE, BAŞKA ÜLKELERİN UCUZLUK MARKETİ HALİNE GELDİ”

Geçenlerde Edirne’ye gittiğimizde şunu gözlemledik; daha önce Yunan turistler Edirne’ye gelir, bavullarını doldurur, bize de döviz bırakır giderdi. Şimdi Yunanlılar gelmiyor, Bulgarlar geliyor. Paraları bizimkinden kıymetli de onun için. Geliyorlar ve bavullarını doldurup gidiyorlar. Ama bizimkiler bir fileyi bile dolduracak ücrete sahip değiller. Ülke, başka ülkelerin adeta ucuzluk marketi haline geldi. Ama içinde yaşayanlar, yabancıların yaptığı alışverişi kendi paralarıyla yapamıyorlar.”

Suriye ve Irak tezkeresinin iki yılı kapsamasının muhalefet tarafından “seçimleri erteleme hamlesi” olarak nitelendirmesine ilişkin görüşleri sorulan Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“SEÇİMİ AŞAN BİR KARARI MAKUL BULMAK MÜMKÜN DEĞİL”

“İki yıl süreyle böyle bir yetkinin istenmesi doğru bir karar değil. Bunlar her zaman belli sürelerle alınır, bazen altı ay denir, bazen bir yıl denir. O süre zarfında eğer ihtiyaç duyuluyorsa uygulanır, yeni karara ihtiyaç varsa yeniden karar alınır. Seçimi aşan bir kararı makul bulmak mümkün değil. Ben şahsen endişelenirim. Bu karar, ekonomik ve silah gücü olan ülkelerden ancak birisinin Türkiye’de askerlerinin konuşlanması manasına gelir. 2003 yılında bu karar, Amerika’nın Irak’a müdahalesi sırasında Meclis’e geldi, Meclis’ten geçmedi. Bu yetki, hükümete, kendi çoğunluğu ellerinde bulundurdukları zaman bile verilmedi. Şimdi bu proje Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında mı uygulanacak, bunu bilmek isteriz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir