CHP’li Belediyeler Kul hakkı. Ak Partili Belediyeler Babalarının Parasını mı yedi?
Ben kimsenin avukatı değilim!
Kim çalmışsa, kim hortumlamışsa, kim evrakta sahtecilik yapmışsa kim kul hakkı, yetim hakkı yemişse suçunu çekecek.
Yani, CHP’li İmamoğlu yargılanıyorsa, Ak Partili Melih Gökçek de yargılanacak.
Eğer Kenan Evren’in de dediği gibi eşit davranmayıp sadece solcular cezaevine tıkılırsa bu “Görevimi adalete bağlı kalarak, görevimi tarafsızlıkla yerine getireceğime, namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.” Diyen 15.304 Hakim ve Savcının hak, hukuk ve adalet için değil siyasete hizmet ettiğini gösterir.
Madem denildiği üzere gerçekten hukuk devletiyiz. Madem yargı bağımsız ve siyasetin üstündeydi. O zaman neden Sayın İmamoğlu’nun 35 sene sonra iptal edilen diploması gibi birilerinin de 23 yıldır göremediğimiz diplomasının gerçek olup olmadığı hakim ve savcılar tarafından araştırılmıyordu.
Mesela, Anayasaya da belirtildiği üzere Cumhurbaşkanı olabilmek için “lisans mezunu” şartının ‘yüksek okul’ olarak değiştirilmesi hakim ve savcılara hiç mi garip gelmemişti.
Devam edelim…
Sayın İmamoğlu “ihaleye fesat ve haksız yere kazanç sağladığı iddiası ile 109 gündür cezaevinde ise, 2015 yılında Bülent Arınç’ın eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’i kastederek ‘cemaate Ankara’yı parsel parsel satmıştır’ sözüne istinaden Gökçek’in 10 yıldır ceza evinde olması gerekmez miydi?”
17/25 Aralık sürecinde Erdoğan Bayraktar’ın “benim soruşturma dosyamda ne varsa, hem tapeler doğrudur hem teknik takip doğrudur hem de benim telefon konuşmalarım A’dan Z’ye kadar doğrudur. Ne yaptıysam Erdoğan’ın emriyle yaptım” sözüne istinaden birilerinin 12 yıldır cezaevinde olması gerekmez miydi?
Ve eğer Ak Parti hükümetinin, Adalet Bakanının veya 15 bin 403 hakim ve savcının asıl derdi gerçekten ‘kul hakkı ve yetim hakkı’ yiyenler olsaydı Ekrem İmamoğlu, Zeydan Karalar, Abdurrahman Tutdere ve Murat Çalık’dan önce Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Melih Gökçek hakkında 100’e yakın yolsuzluk dosyasını Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına teslim ettiğini ve bir kere olsun neden ifadeye çağırılmadığını sorgularlardı.
Neden sadece CHP’li belediye başkanları.
Ak Parti’nin içinde sabahın 5’inde evlerine baskın yapılacak hiç mi hırsız yoktu.
Örneğin; Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in, Mansur Yavaş’a 2019 yılında belediyeyi 968 milyon 870 bin 501 liralık bıraktığı borç hırsızlık ve kul hakkından sayılmıyor muydu?
Ya da, Ak Partiden CHP’ye geçen “Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin bıraktığı 15 milyar 428 milyon 985 bin 173 lira borç. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden kalan 30 milyar lira borç. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin bıraktığı 11 milyar liralık borç… Ya da MHP’li Manisa Büyükşehir Belediyesinden CHP’li Belediye’ye bırakılan 1.2 milyar TL borç, AKP’li ve MHP’li eski Belediye Başkanlarının sabahın 5’inde evlerine baskın yapılmayacak kadar değersiz bir para mıydı?
Sayın Cumhurbaşkanı “Kamu malına el uzatmak, kul hakkına girmek en büyük günahlardan biridir” derken Ak Partili ve MHP’li Belediyelerin CHP’li Belediyelere bıraktığı milyarlarca lira borç kamu malına zarar vermek değil miydi?
HknSnmz