“ZENGİNLİKLERİN ADİL BİR ŞEKİLDE PAYLAŞILMASI ENGELLENDİĞİ İÇİN TÜRK HALKI FAKİR”
“BU ÜLKENİN YURTTAŞLARI YASALAR ÖNÜNDE EŞİT OLMALI”
“VATAN SAVUNMASI BAZEN SÜNGÜYLE, BAZEN DE ATTIĞINIZ OY İLE YAPILIR”
Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, Tefenni Belediye Başkanımız Ümit Alagöz tarafından düzenlenen iftar programımızda Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Video indirme linki: https://we.tl/t-5JAa7MFsqz
Prof. Dr. Ümit. Özdağ: “Değerli Tefennililer, ben geçen Ramazan sahurları ve iftarları Silivri’de cezaevinde yapmıştım. Çok şükür bu sene burada, aranızdayım. Neden Silivri’de cezaevinde yapmıştım? Çünkü ülkemizde ne yazık ki adaletsizlik hüküm sürüyor. Ve adalet mülkün temelidir diyoruz ama ne yazık ki her geçen gün devletin temelini oluşturması gereken adalet biraz daha çürüyor, biraz daha ortadan kalkıyor.

Evet, ben dışarıdayım ama içeride adaletsiz şekilde tutulan birçok insan var. Birkaç gün önce Silivri’de bir yeni yargılama süreci başladı. Sizler de televizyonlardan izliyorsunuz. Şimdi ben bu yargılananların suçlu mu suçsuz mu olduğunu bilmiyorum arkadaşlar. Ben size 'bu insanlar suçsuz' diyemem, nasıl 'suçludurlar' diyemezsem. Ama bir şeyi biliyorum: Rüşvet aldığı iddia edilen kişiler hapishanede tutuklu tutulurken, o hepsine rüşvet verdiği için 700 sene hapis cezasıyla yargılanan kişi dışarıda dolaşıyor. Bu adalet değil.

Ben bugün Ankara’dan öğlen yola çıktım. Dün akşam Konya’daydım. Normal olarak Konya’da kalıp oradan Tefenni’ye devam etmem gerekirdi ama gece iftar sonrası Konyalı arkadaşlarımızla, sizlerle sohbet ettiğimiz gibi sohbet ettikten sonra Ankara’ya döndüm. Dönme sebebim, bu sabah Ankara’da bir ağır ceza mahkemesinde hakkımda açılan davada ifade vermekti. Beni suçlayan kimdi biliyorsunuz? HÜDA-PAR. Hani şu 'Hizbullah terör örgütü değildir' diyen, 'Türk Bayrağı'nın ismi değişmelidir' diyen, 'Anayasanın ilk üç maddesi kalkmalıdır' diyen, 'Türkiye’nin bir bölümü Kürdistan olmalıdır' diyen o parti, benimle ilgili 'halkı kin ve nefrete kışkırtma' iddiasıyla suçlamada bulunmuş ve savcı da bundan dolayı benim hapse atılmamı söylüyor, bunu savunuyor.

Bu olurken Mavi Çarşı’da 14 tane çoğu çocuk vatandaşımızı yakarak katleden bir PKK’lı hapisten çıktı. Demin düzenlediği toplantılarda Türkiye’yi dolaşıyor ve gittiği yerlerde destekçileri tarafından alkışlarla, tezahüratlarla karşılanıyor. Ondan sonra bize Türkiye’yi nasıl yönetmemiz gerektiğini anlatıyor. Bu adalet mi? Hayır, bu adalet değil.
Ama adalet sadece mahkemelerde mi yok? Hayır. Adalet arkadaşlar, çarşıda da yok, pazarda da yok, alışveriş merkezlerinde de yok, girdiğiniz dükkanlarda da yok. Çünkü milletin büyük bir bölümü her geçen gün fakirleşirken küçük bir azınlık her geçen gün daha fazla haksız bir şekilde zenginleşiyor. Milletin yüzde 10'u ülkenin zenginliklerinin yüzde 33'ünü kontrol ederken, geriye kalan yüzde 90, yani sizler, bu zenginliğin ancak geri kalan bölümüne ulaşabiliyorsunuz. Sizler çarşıda pazarda 2 kilo patates almakta, 4 kilo domates almakta zorlanırken birileri Londra’da evler satın alıyor. Emekli, dul ve yetimler 20 bin lirayla, 16 bin lirayla geçinmeye çalışırken küçük bir azınlık milyonlarca dolar para kazanabiliyor. Bu da adaletsizlik.
Onun için evet; Ramazan sabır ayıdır, Ramazan şükür ayıdır, Ramazan kanaat ayıdır. Şükrediyoruz. Ancak Ramazan aynı zamanda adalet ayıdır. Ramazan aynı zamanda kul hakkının yenmemesi gereken aydır. Sadece Ramazan’da değil, geriye kalan bütün aylarda da adalet hâkim olmalı ve kul hakkı yenmemeli.
Biz de Zafer Partisi olarak bunun mücadelesini veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. Türk halkının, Türk esnafının, Türk çiftçisinin, Türk işçisinin, Türk emeklisinin hakkını yılmadan savunacağız. Bu ülke zengin bir ülke ama halk fakir. Tekrar ediyorum; bu ülke zengin bir ülke arkadaşlar ama siz fakirsiniz. Neden? Çünkü bu zenginliklerin adil bir şekilde paylaşılması engelleniyor da onun için.
Biz adalet istiyoruz. Biz zenginliklerin adil bir şekilde paylaşılmasını istiyoruz. Biz sadece bazı ailelerin çocukları işe girerken, vatandaşın çocuğunun dayısı olmadığı için işe girememesini kabullenmiyoruz. Bu ülkenin yurttaşları yasalar önünde eşit olmalı ve liyakate göre işe girebilmeli.
Bütün bunları değiştirmek sizin elinizde. Seçimlerde kullanacağınız oy ile. Seçimlere doğru da ülkemiz ilerliyor. Biz de Türkiye’yi il il, ilçe ilçe dolaşıyoruz ve dolaşmaya devam edeceğiz. Yarın Denizli’deyim, diğer gün İzmir’de olacağım, sonra Eskişehir’e geçeceğim, Eskişehir’den Kayseri’ye, Kayseri’den Malatya’ya. Yani Ramazan’ı adalet arayışı içinde, kul hakkını savunarak nasıl bugüne kadar Türkiye’yi dolaşarak geçirdiysem, bundan sonra kalan günleri de arkadaşlarımızla birlikte ülkeyi dolaşarak geçireceğiz. Bayramdan sonra ise tekrar Anadolu’ya çıkacağız ve 'Mehmetçik katillerine af yok' diyerek Türkiye’yi dolaşmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki Meclis'teki Öcalan komisyonu denilen komisyon bir rapor hazırladı, duymuşsunuzdur. O raporla şimdi Öcalan’ın serbest kalmasını sağlayacak düzenlemeler yapılacak, PKK’lılara af gelmesini sağlayacak düzenlemeler yapılacak. Biz de buna karşı mücadelemizi gerçekleştireceğiz ve yapılmak istenenleri Türk milletine anlatarak Türk milletinin bu değişikliklere, Cumhuriyet’in temellerini yıkacak, Öcalan denilen bir narko-terör örgütünün elebaşısını devlete ortak yapacak değişikliklere itirazımızı dile getireceğiz.
Bu noktada hepinizin duasını ve desteğini istiyorum arkadaşlar. Vatan savunması bazen Cumhuriyetimizin kuruluşunda olduğu gibi süngüyle, bazen de attığınız oy ile yapılır. Bu seçimlerde siz de vatanınızı, tarihinizi, ülkenizi, milletinizin birlik ve bütünlüğünü, çocuklarınızın geleceğini ve refahını, babanızdan ve dedenizden devraldığınız ülkeyi torunlarınıza babanızdan ve dedenizden devraldığınız gibi devredebilmeyi oylarınızla yapacaksınız inşallah.”
Basın ve İletişim Başkanı
0532 234 41 11