Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuk olduğu TV100 canlı yayınında yargının gündemini meşgul eden kritik soruşturmalara ve davalara ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. ‘Süleymancılar’ ve Furkan Vakfı’na yönelik mali operasyonlardan İBB davasındaki duruşma gerginliklerine, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ile ilgili iddialardan Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasındaki yeni detaylara kadar pek çok başlıkta net mesajlar veren Gürlek, özellikle Ekrem İmamoğlu'na duruşmaların canlı yayınlanması üzerinden çağrıda bulundu.
"İmamoğlu Gerginlik Yaşıyor, Acaba Hâlâ Canlı Yayın İstiyor mu?"
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasına değinen Adalet Bakanı Gürlek, mahkemelerin siyaset arenası olmadığını ve sanıkların bu mecralarda şov yapamayacağını vurguladı. Duruşmalarda dinlenen tanıkların, İBB bünyesinde kurulan sistemi ve para aklama iddialarını açıkça anlattığını belirten Gürlek, sanıklar ile İmamoğlu arasında bu nedenle gerginlik yaşandığını ifade etti. "En başta bu dava açıldığında ‘Bu yargılama canlı yayında yayınlansın, kendimize güveniyoruz’ gibi bir söylem vardı. Şu anda ben Ekrem Bey acaba aynı tavır içinde olur mu diye sormak istiyorum." Haftanın dört günü duruşma yapıldığını ve mahkemenin sanıklara doğrudan sorular yönelttiğini belirten Gürlek, etkin pişmanlıktan yararlanan kişilerin savcılıkta verdiği ifadeleri mahkemede de tekrarladığını aktardı.
Süleymancılar ve Furkan Vakfı Soruşturmalarında Köln Detayı
'Süleymancılar' ve Furkan Vakfı yapılanmalarına yönelik operasyonların bir dini gruba değil, vatandaşların dini duygularını suistimal ederek lüks yaşam sürenlere yönelik mali bir hamle olduğunu belirten Gürlek, soruşturmanın boyutlarına dikkat çekti:
Yurt Dışına Para Kaçırma: Elden temin edilen paraların sahte faturalarla ve "Tek Kayıt" adı verilen muhasebe programı üzerinden Almanya’nın Köln şehrine kaçırıldığına dair tespitler bulunuyor.
Mal Varlığı İncelemeleri: Alihan Kuriş'in öğrencilik yıllarından itibaren lüks araçlar kullandığına dair MASAK raporları ve dosyaya gelen etkin pişmanlık itirafları titizlikle inceleniyor.
Ahmet Arif Denizolgun’un Ölümü: Eski İçişleri Bakanı Denizolgun’un şüpheli ölümüyle ilgili fethi kabir yapıldığını belirten Gürlek, Adli Tıp raporunun beklendiğini, boğulma iddiası ve sağlık ekiplerine geç haber verilmesi gibi detayların ayrı bir soruşturma olarak yürütüldüğünü kaydetti.
Alparslan Kuytul: Kuytul ve çevresindeki kişilerin istihbarat örgütü gibi kayıtlar tuttuğu, senet imzalattığı ve operasyon öncesi ana bilgisayarlar ile kasaları söktüğünün tespit edildiğini bildirdi.
İdris Naim Şahin ve AHBAP Soruşturması Açıklamaları
Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e tahsisli çakarlı araçların farklı kişiler tarafından kullanılmasına değinen Gürlek, Şahin'in "Aracı sadece İstanbul'a gelince kullanıyorum" beyanının HTS kayıtları ve dosyadaki delillerle uyuşmadığını, araçların kaçış amacıyla kullanılmaya çalışıldığının değerlendirildiğini ifade etti.
AHBAP soruşturmasına da değinen Bakan Gürlek, deprem döneminde vatandaşların iyi niyetinin suistimal edildiğini savunarak, Haluk Levent'in kumar sarmalına düştüğünü ve taşınmazları üçüncü şahıslara devrettiğini öne sürdü. Soruşturmanın derinleşeceğini ve yeni dalgaların gelebileceğini belirtti.
"Muhsin Yazıcıoğlu Cinayeti FETÖ Organizasyonudur"
Muhsin Yazıcıoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada gelinen noktayı paylaşan Gürlek, olayda FETÖ parmağının netlik kazandığını vurguladı. Elazığ'da pilotların ve Adil Öksüz’ün katıldığı bir toplantı gerçekleştirildiğini belirten Gürlek, "Artık cinayet diyebiliyoruz. Çok kuvvetli şüpheler var. Ucu nereye dokunursa dokunsun sonuna kadar gideceğiz" dedi.