

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme dair konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Çömez, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sayın Özel, Başkomutan olarak sana sesleniyorum; ayaklarını denk al, denk almazsan denk getirmesini de biz biliriz” ifadeleriyle ilgili açıklama yaptı.
Turhan Çömez açıklamasında; “Bu üslubun daha hassas, daha dengeli, Türkiye’nin en saygın kurumlarının başında olması gereken Cumhurbaşkanlığı makamına layık olmasını gerektiğini düşünüyorum. Bu tartışmalardan, bu tür üsluptan, bu tür değerlendirmelerden Türkiye fayda görmez” dedi.
Çömez konuşmasının devamında; “Seçilmiş bir Cumhurbaşkanı ve devletin başı kimliğiyle bu kimliğe uygun değerlendirmeler yapmasını tercih ederim. Bu üslubun daha hassas, daha dengeli, Türkiye’nin en saygın kurumlarının başında olması gereken Cumhurbaşkanlığı makamına layık olmasını gerektiğini düşünüyorum. Bu tartışmalardan, bu tür üsluptan, bu tür değerlendirmelerden Türkiye fayda görmez. Zaman zaman birbirimizi çok sert dille eleştiriyoruz. Bu, demokrasinin gereği. Bunu yapmaya devam edeceğiz. Biz de eleştireceğiz, biz de eleştirileceğiz. Bu, demokrasinin vazgeçilmez prensibi. Ancak bütün bunları yaparken biz devlet kurumlarının saygınlığını korumak, devletin varlığını, bütünlüğünü muhafaza altına almak ve yarın bu ülkede bu aziz milletin, iktidarı destekleyen, desteklemeyen herkesin gönül gönüle, kucak kucağa, el ele kardeşçe ve dostça yaşaması gerektiğini hiçbir zaman akıldan çıkarmamak mecburiyetindeyiz ”ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Beykoz Belediye Başkanı’nın gözaltına alınmasına dair de şu ifadeleri kullandı; “Biz Türkiye’de demokrasinin kurum ve kurallarının işlemesi gerektiğini savunuyoruz. Türkiye’nin bir hukuk devleti olması gerektiğini savunuyoruz. İktidarın kendi paydaşlarının ifadesiyle yargının bir militan yargı olmaması gerektiğini savunuyoruz. Esenyurt ile başladı, Beşiktaş ile devam etti ardından Beykoz ile bir başka aşamaya geçti. Bunların üçü de milletin oylarıyla seçilmiş belediye başkanları. Bu sayın başkanlar, suçlu veya suçsuz bunun tartışmasına girmeden şunun altını çiziyorum, çağırsalar gelecek ve davet etseler icabet edecek siyasal kimlikler. Özellikle gece yarısı baskınlarıyla, saat 04.00’te evlere operasyonlarla insanların yatak odalarından kaldırılarak derdest edilmesi bir korku iklimi yaratılması niyetinin emareleridir. Türkiye bunları gördü ve yaşadı, Ergenekon kumpaslarında yaşadı. O kumpaslarda onlarca polis tarafından evi basılmış, saat 04.00-05.00’te ailesi bu baskından derip ıstırap görmüş, çocukları büyük eziyet çekmiş biri olarak söylüyorum bunlar doğru değildir. Türkiye bunları hak etmiyor” dedi.
Suriye’de önemli gelişmeler yaşanmasına karşın son birkaç haftadır, Türkiye’den, Dışişleri Bakanlığından ciddi bir açıklama, yorum ve değerlendirme yapılmadığını söyleyen Çömez, Suriye’nin geleceği konusunda farklı ülkelerde gerçekleştirilen önemli toplantılara Türkiye’nin çağrılmadığını, dışlandığını ve karar verici mekanizmalarda yer almadığını belirtti. Çömez, “Biz içede hep Emevi Camisi’nde kılınmış namazla gurur duyduk, Kasiyun Dağı’nın eteklerinde içilmiş çayla gurur duyduk, şimdi de Gaziantep’te üretilmiş halıların Emevi Camisi’ne serilmesiyle meşgulüz. Bu arada Amerika ve İsrail askeri güçleri Suriye’deki bütün silah kaynaklarını, bütün üsleri tahrip ettiler, kullanılabilir bütün silahları Fırat’ın doğusuna PYD’nin YPG’nin inisiyatifine verdiler” dedi.
TBMM’deki Kartalkaya’daki otel yangınını araştırma komisyonunda dün yaşananlara da değinen Çömez, “Dün gördük ki 12 iktidar partisi milletvekilinin sadece 5’i gelmiş, 7’si yok. 78 kişi alevlerin ve dumanların arasında can vermiş, sorumlu arıyoruz muhatap yok, iktidar partisi milletvekilleri, sorumluluk alması gerekenler, hesap sorması gerekenler komisyona gelmiyorlar. Arkadaşlar çok haklı olarak, bu işin birinci dereceden sorumlusu ve muhatabı olan Kültür ve Turizm Bakanını komisyona davet ettiler. Komisyona müteaddit defa yapılan çağrılar karşılıksız kalmış hesap vermesi gereken, konuşması gereken Bakan komisyona lütfedip gelmemiştir bile. Bu yaşanan tabloyu Türk milleti, TBMM hak etmiyor. İktidar sahiplerini artık Saray’a değil milletin gözünün içine bakmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.
Turhan Çömez, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras’ın dernek genel kurulundaki konuşmalarında kullandıkları ifadelere ilişkin başlatılan soruşturmayı da eleştirdi. Türkiye’nin hak etmediği bir manzarayla karşı karşıya kaldığını dile getiren Çömez, bu süreçte Merkez Bankası verilerine baktıklarında 9.4 milyar dolarlık bir döviz satışı gerçekleştiğini iddia etti. Çömez, “Olası bir faturayı ödememek için de 9.4 milyarı sattınız. Ve satılan bu dövizin faturası da milletimizin sırtına yüklenecek” ifadesini kullandı.
Kartalkaya’daki otel yangınını araştırma komisyonunda dün yaşananlara da değinen Çömez, “Dün gördük ki 12 iktidar partisi milletvekilinin sadece 5’i gelmiş, 7’si yok. 78 kişi alevlerin ve dumanların arasında can vermiş, sorumlu arıyoruz muhatap yok, iktidar partisi milletvekilleri, sorumluluk alması gerekenler, hesap sorması gerekenler komisyona gelmiyorlar. Bu yaşanan tabloyu Türk milleti, TBMM hak etmiyor. İktidar sahiplerini artık Saray’a değil milletin gözünün içine bakmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.