Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu TBMM ortak grup toplantısında, son dönemde yaşanan kara para ve dolandırıcılık olaylarına göndermede bulunarak “beyaz gömlekli” protesto yaptı. Ceketini ve kravatını kürsüde çıkartarak beyaz gömleğiyle konuşmaya başlayan Davutoğlu, “Kamuoyunun sevdiği tanıdığı meşhur futbolcular… Yüzde 2000’lere varan faizler ya… Sormuyorlar. ‘Bu faizi bana hangi gerekçeyle veriyorsun, dünyada olmayan bir faizi’ Niye?  Bakıyorlar yukarıya kur korumalı mevduata sormadan aktarıyorlar paraları hazineden. Bu paraları alanlar da bu güzellik salonları da açanlar da, ‘devletimize hesap veriyoruz, devletimiz, bayrağımız, ezanımız..’ Artık ‘vatan, bayrak, devlet, ezan’ diyene millet şüpheyle yaklaşıyor. Bu kavramları kirlettiler” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu TBMM ortak grup toplantısında, son dönemde yaşanan kara para ve dolandırıcılık olaylarına göndermede bulunarak “beyaz gömlekli” protesto yaptı. Ceketini ve kravatını kürsüde çıkartarak beyaz gömleğiyle konuşmaya başlayan Davutoğlu, “Kamuoyunun sevdiği tanıdığı meşhur futbolcular… Yüzde 2000’lere varan faizler ya… Sormuyorlar. ‘Bu faizi bana hangi gerekçeyle veriyorsun, dünyada olmayan bir faizi’ Niye?  Bakıyorlar yukarıya kur korumalı mevduata sormadan aktarıyorlar paraları hazineden. Bu paraları alanlar da bu güzellik salonları da açanlar da, ‘devletimize hesap veriyoruz, devletimiz, bayrağımız, ezanımız..’ Artık ‘vatan, bayrak, devlet, ezan’ diyene millet şüpheyle yaklaşıyor. Bu kavramları kirlettiler” dedi.

Saadet Partisi- Gelecek Partisi ortak TBMM grup toplantısı bugün yapıldı. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu,  son dönemde yaşanan kara para aklama iddialarına ilişkin “şeffaflık” vurgusuna dikkat çekmek için  “beyaz gömlekli” protesto yaptı.

CEKET VE KRAVATINI ÇIKARTIP BEYAZ GÖMLEKLE KONUŞTU

Ceketini ve kravatını kürsüde çıkartarak beyaz gömleğiyle konuşmaya başlayan Davutoğlu, Davutoğlu, şunları söyledi:

“İnsanoğlu hangi milletten hangi ırktan olursa olsun dünyaya üryan gelir ve beyaz bir kundakla hayata başlar. İnsanoğlu ister zengin ister fakir dünyanın neresinde olursa olsun beyaz bir kefenle dünyayı terk eder. Siyaset adamları, devlet adamları da siyasete lacivert ceket içerisinde beyaz bir gömlekle başlarlar. Devlet ol devlet adamları ki siyasetçi ol kişidir ki o ceketi çıkardığında gömleği yine beyaz kala beyaz öle beyaz yaşaya…

“AK GİBİ GÜZEL BİR KELİMEYİ O KADAR KİRLETTİLER Kİ, ‘BEYAZ’ DEDİK”

Sedat Peker’in iddialarını İçişleri Bakanlığı’nın soruşturmasını istedikleri için TBMM önüne beyaz gömlekle geldiklerini, tartaklandıklarını söyleyen Davutoğlu şöyle konuştu:

“Elhamdülillah ki şu an Meclis’teyiz ve o günün beyaz gömlek muhasebesini bugün yapmak için buradayız. Ne iddialar ortaya atıldı. Mafya liderlerinden maaş alan milletvekilleri, ihaleler, marinaya çökmeler, devletin zengin ettiği kişiler. İktidarın etrafında kan emici bir güruh, çok şey söylendi…

“TABİRİ CAİZSE ESKİ BAKANIN KADROLARI ÜZERİNDEN SİLİNDİR GİBİ GEÇTİ”

İçişleri Bakanı televizyonlara çıktı cevap vermek yerine bana nasıl kumpas kurduklarını anlattı. O günün İçişleri Bakanı bu iddiaları yaparken sayın Cumhurbaşkanı bir ay sustu. Sayın Bahçeli o İçişleri Bakanı’nı koruması altına aldı ve o İçişleri Bakanı iki yıl daha görev yaptı. İki yıl geçti bir seçim sonrası yeni bir İçişleri Bakanı geldi…O iddiaların tümü doğruymuş gibi, bir hükümet gitmiş başka bir hükümet gelmiş gibi, tabiri caizse eski bakanın kadroları üzerinden silindir gibi geçti. Bir bakanın oluşturduğu bataklık üzerine bir başka bakan kahramanlık hikayeleri yazdı.

“ ‘AK’ DA DİYEBİLİRDİK AMA AK GİBİ GÜZEL BİR KELİMEYİ O KADAR KİRLETTİLER Kİ ‘AK’ DİYEMEDİK ‘BEYAZ’ DEDİK”

Cumhurbaşkanı aynı Cumhurbaşkanı, iktidar aynı iktidar. Ortaklık aynı ortaklık. Sayın Bahçeli ve sayın Erdoğan karar veriyorlar ama bir İçişleri Bakanı bataklık oluşturuyor diğer İçişleri Bakanı ‘bataklığı kuruttum’ diye övünüyor işte böyle bir ortamda beyaz gömlekleri korumak o kadar zor ki, ‘Ak’ da diyebilirdik ama ak gibi güzel bir kelimeyi o kadar kirlettiler ki ‘ak’ diyemedik ‘beyaz’ dedik.

HÜKÜMET TORBA YASADA, ‘GÖTÜRDÜĞÜNÜZ BU PARALARI GERİ GETİREBİLİRSİNİZ, SİZDEN VERGİ ALMAYACAĞIM’ DİYOR”

Şimdi torba yasa geldi. Yeni bir kara para aklama operasyonu var. Torba yasada yurt dışında yüzde 50 artı 1 şirkete sahip olan Türk vatandaşı kazancını Türkiye’ye getirirse yüzde 50 gelir muafiyeti alıyor. Görünüşte iyi bir şey peki bu paralar Türkiye’den nasıl çıktı. ‘Varlık barışı’ denilen şeyin arkasında bir kara para aklama operasyonu var bu yolla. İmar barışı denilen şeyin arkasında da depremde onbinlerce vatandaşımızın kaybedilen imar yolsuzlukları var. 15 milyar 905 milyon dolar, 14 Mayıs seçimlerinden önceki üç ay içerisinde Türkiye’den çıktı. Seçimler bitti bu düzenin devam edileceği görününce 15 milyar 575 milyon dolar geri geldi. Hükümet bu torba yasada diyor ki, ‘Götürdüğünüz bu paraları geri getirebilirsiniz, sizden vergi mergi almayacağım.’ diyor.

“SİYASİ DESTEKLİ BÜYÜK BİR ZENGİNLEŞME YAŞANDI”

Siyasi destekli büyük bir zenginleşme yaşandı. Esas AK Parti’nin o kitlelerine sesleneceğim. Torba Yasa’da vergi iadeleri ile ilgili Cumhurbaşkanının yetkilerinin artırılması karara bağlanılıyor. Yani Cumhurbaşkanı bir gün diyecek ki ‘şu şu firmalara vergi iadesi yapacağım’ diyecek. O vergi iadeleri ile birileri zengin edilecek. Asgari ücretten vergi alınacak veya diğer işçinin primini alacak ama şirketlerin vergilerini affedecek. Bu torba yasanın esası bu. Bu yasa bu Anayasa’ya aykırı.

O kadar cesaretliler ki onun için ‘Anayasa Mahkemesi kalksın’ diyorlar. Diyorlar ki kimse bize hesap sormasın biz istediğimiz parayı istediğimize verelim.

“KUR KORUMALI MEVDUATIN ARKASINDA KATMERLİ FAİZ VARDIR”

Kur Korumalı Mevduat’a (KKM) yatırılan paraların kaynağı nereden kimse sormadı… KKM’nın arkasında katmerli faiz vardır, belli bir zümrenin haram yolla kazandığı paraları aklama vardır. Bunun hesabını sorduğumuzda da Nas diyor Cumhurbaşkanı. Nas, rüşvet alanı melun gören hadistir evet rüşveti alan da veren de bu düzeni kuran da melundur.

“ARTIK ‘VATAN, BAYRAK, DEVLET, EZAN’ DİYENE MİLLET ŞÜPHEYLE YAKLAŞIYOR”

Kamuoyunun sevdiği tanıdığı meşhur futbolcular… Yüzde 2 binlere varan faizler ya… Sormuyorlar. ‘Bu faizi bana hangi gerekçeyle veriyorsun, dünyada olmayan bir faizi’ Niye?  Bakıyorlar yukarıya kur korumalı mevduata sormadan aktarıyorlar paraları hazineden. Bu paraları alanlar da bu güzellik salonları da açanlar da, ‘devletimize hesap veriyoruz, devletimiz, bayrağımız, ezanımız..’ Artık ‘vatan, bayrak, devlet, ezan’ diyene millet şüpheyle yaklaşıyor. Bu kavramları kirlettiler.

“OTORİTERLİK OLMADAN BU YOLSUZLUK DÜZENİ SÜRMEZ BİR KİŞİ, BİR GRUP KARAR VERECEK Kİ BU YOLSUZLUK DÜZENİ SÜREBİLİRSİN”

Bu siyaset destekli soygun düzenine son vermek lazım. 10 Şubat 2021’de temiz siyaset belgesini açıkladık. Otoriter yolsuzluk düzeni adını koyduk. Çünkü otoriterlik olmadan bu yolsuzluk düzeni sürmez. Çünkü otoriterlik olmadan bu yolsuzluk düzeni sürmez bir kişi, bir grup karar verecek ki bu yolsuzluk düzeni sürebilirsin. Tablonun bir tarafında dolarla bukle yapanlar, istif yapanlar… Peki Türkiye’nin diğer manzarası ne? Açlık sınırın altında inim inim inleyerek 7 bin 500 liraya talim eden emekliler, aldıkları 5 bin liranın tümünü tüketmişler.

Sayın Erdoğan’a soru soracağım. Bu sene vakıflardan iş yeri ve ofis kiralayana yüzde 300 ile yüzde 500 zam yapıyor. Devlet zam yapacak burada vicdan olacak öbür tarafta ev sahibini suçlayacaksınız, suçlu sizsiniz. Allah aşkına sizde hiç vicdan yok mu? Gücünüz sadece fakire fukaraya mı yetiyor. Biraz da uyuşturucu baronlarına uzansanıza. Biraz da oturduğu yerden para kazananlara uzansanıza…

“İKTİDAR, ÇÜRÜMÜŞ. SERVET, HARAMA BULAŞMIŞ, BİLGİ KİRLENMİŞ”

Öyle işler yaptınız ki yolsuzluğun tanımı kalmadı. Yolsuzluk normalleşti. Dürüst olmak anormal oldu. Eskiden üzerinde titrediğimiz yasaklar şimdi çok çabuk çiğnenebilir, sıradan oldu… İktidar, çürümüş. Servet, harama bulaşmış. Bilgi kirlenmiş. O partide çok temiz insanların olduğunu da biliyorum onlara sesleniyorum; biz böyle bir nesil için mi bütün ömrümüzü tükettik?

“İLİM YAYMA CEMİYETİ O ZAYIF HALİYLE BİR UYANIŞA ÖNCÜLÜK YAPTI”

Bugünkü gençler önlerinde gördükleri örneklerle çileli bir yola girip helal para kazanmaktansa bir an önce servet edinmek bir an önce lüks arabalara binmek bir an önce mevki ve makama gelmek, meşhur olmak peşindelerse bunun sorumlusu o gençler değildir. Lüks binalarda devlet destekli sektör haline gelmiş, vakıflara derneklere de soruyorum. İlim Yayma Cemiyeti o zayıf haliyle bir uyanışa öncülük yaptı. Bugün devlet destekli yükselen o binalarda vakıflar ve dernekler maalesef yeni bir neslin heyecanını yükselmektense var olan neslin heyecanını yok ediyorlar.

“İSRAİL’E GİDEN GEMİLERİ DİZSENİZ KIRIKKALE’YE KONVOY OLUR”

Türkiye’den şu ana kadar 300 gemi İsrail’e gitti. Eğer bu gemileri arka arkaya dizseniz buradan Kırıkkale’ye kadar konvoy oluşur. İçerisinde demir çelik var bu gemilerin, gıda var. Petrol var. İsrail’in demir çelik ihtiyacının üçte biri Türkiye’den gidiyor. Birileri Ankara’dan slogan atıyor ama hala Türkiye’den gidiyor.

“GELECEK VE SAADET GRUBU, ESKİ HAL MUHAL YA YENİ HAL YA İZMİHLAL”

Gelecek ve Saadet Grubu, eski hal muhal ya yeni hal ya izmihlal diyen bir gruptur. Biz bu izmihlale son verecek yeni bir hal ile kuşanacağız. Bu yeni hal siyasi ahlaktır, bu yeni hal temiz siyasettir. Bu yeni hal görevlere başladığımız gömleklerin beyazlığını, görevleri bitirdiğimiz anda da muhafaza edebilme ahlakıdır.”

 

Daha Fazlası

+ Yorum Yok

Yorum ekle